OpenAI ve Anthropic, Üstel Zaman Hipotezi’ni çürüttüklerini açıkladı

OpenAI, bilgisayar biliminde zor hesaplama problemlerine ilişkin temel varsayımlardan biri olan Üstel Zaman Hipotezi’ni (ETH) yapay zekâ modeliyle çürüttüğünü açıkladı. Birkaç saat sonra Anthropic de aynı hipotezi çürüten kendi çalışmasını yayımladı.

Hakan E. · · Akademi

OpenAI’ın paylaştığı çözümler, araştırmacıları uzun süredir uğraştıran 3 büyük problemi kapsıyor ve ETH’nin reddi bunların arasındaki beklenmedik sonuç oldu. Anthropic matematikçisi Levent Alpöge ise OpenAI’ın çözümlerini daha önce yapılmış çalışmalara dayandırdığını öne sürdü.

OpenAI bu kez sonuçları 3 disiplin için farklı yollarla paylaştı. Matematikçiler çalışmaya GitHub üzerinden ulaştı, bilgisayar bilimciler ise bir çalışma grubu kurarak ispatların herkese açık paylaşılmasını ve OpenAI’ın bunları tartışacak bir konferansı finanse etmesini istedi. Fizikçilerin kurduğu çalışma grubu da kendi sonuçlarının nasıl yayımlanacağına karar verecek.

ETH’yi ilk ortaya koyanlar masada

Bilgisayar bilimi cephesindeki süreci, hesaplama karmaşıklığı üzerine çalışan MIT profesörü Ryan Williams yürütüyor. Williams, OpenAI’ın bu ay daha önce toplu olarak yayımladığı ispatları "matematikçilere yönelik DDOS saldırısı" diye eleştirmişti, ancak alan için hayati fikirlerin yönlendirilmesine yardım etmek amacıyla laboratuvarlarla çalışmayı kabul etti.

OpenAI, çözümün yorumlanması için Williams’ın yanı sıra ETH’yi 1999’da ilk kez yayımlayan UC San Diego’dan Russell Impagliazzo ve Ramamohan Paturi’den de destek istedi. Grubun ilk adımı, ilgili bilim insanlarından geri bildirim isteyen ve yapay zekânın bilimsel çalışmalara katkısına dair normları tartışmaya açan bir açık mektup oldu. Williams, ispatın bazı bölümlerinin sıradan olduğunu, ancak 2 ya da 3 bölümün çok yabancı göründüğünü ve bunların tüm topluluğun birlikte çalışmasını gerektirdiğini söyledi.

Williams, OpenAI’ın algoritmasının ulaşılabilecek en iyi algoritma olmadığını düşündüğünü belirtti.

P ve NP ayrımına uzanan soru

ETH, onlarca yıldır bilgisayar bilimini meşgul eden P ve NP sorusuyla bağlantılı. Bu soru, çözümü kolayca doğrulanabilen her problemin kolayca çözülüp çözülemeyeceğini sorguluyor ve şifreleme sistemleri de doğrulamanın kolay, çözmenin zor olduğu ilkesine dayanıyor. Bilim insanlarının çoğu P’nin NP’ye eşit olmadığını varsayıyor, ETH de belirli bir mantık bulmacası sınıfında değişken sayısı arttıkça en hızlı algoritmanın bile üstel olarak daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu öne sürerek bu varsayımı destekliyordu.

OpenAI ve Anthropic, modellerinin bu bulmacaları üstel altı sürede çözen algoritmalar bulduğunu iddia ediyor. Williams, her bilgisayar bilimcinin P’nin NP’ye eşit olma ihtimaline biraz daha ağırlık vermesi gerektiğini, ancak OpenAI’ın algoritmasının ulaşılabilecek en iyi algoritma olmadığını düşündüğünü belirtti.

Şifreleme sistemleri kontrolden geçti

Williams’a göre ETH son 10 yılda pek çok bilimsel makalede kullanıldı ve iddialar doğrulanırsa bu çalışmaların yeniden ele alınması gerekecek. Konferans talebinin nedenlerinden birinin bu olduğunu söyleyen Williams, daha iyi bir algoritmanın belirli anahtar boyutlarına dayanan şifreleme sistemlerini kırılmış sayılır hale getirebileceğini de ekledi.

Williams, OpenAI’ın bilim lideri Dan Roberts’a ilk sorularından birinin herhangi bir şifreleme sisteminin etkilenip etkilenmediği olduğunu anlattı ve OpenAI’ın kontrolleri yaparak bulgunun bir kırılma anlamına gelmediğinden makul ölçüde emin olduğunu söyledi. Yeni nesil bilim insanlarının yetiştirilmesine dair kaygılarına rağmen iyimser olduğunu belirten Williams, yapay zekânın araştırmacıları daha iddialı sorular sormaya zorladığını ifade etti.

heworx

heworx